28 Mayıs 2010 Cuma

Matematikte zaman kazandıran formül

Adıyaman`da matematik öğretmeni ile öğrencisi matematikte 13`e bölünebilme kurallarında yeni bir çığır açtı.
 Profesörlerin de başarılı bulduğu yöntem öğrencilere sınavda zaman kazandıracak.              Devamı
                                                             

27 Mayıs 2010 Perşembe

Altın Oran ve Kabe Mucizesi

  Fi sabiti- 1,618, matematikteki üstün tasarım sayısı. Kalp atışlarımızda, DNA' sarmallarının en ve boy oranında, kainatın dodecehadron adı verilen özel tasarımında, bitkilerin filotaksi denen yaprak dizilim kurallarında, kar tanesi kristallerinde, pek çok galaksinin spiral yapısında ve sayısız yerde Yaratıcı hep aynı muhteşem sayıyı kullanmıştı. Altın oran sayısı yani 1,618...

  Pek çok ünlü mimari yapıda olduğu gibi Mısır Piramitleri'nin tasarımında dahi bu oranın kullanıldığı görülmektedir. Ünlü astronom Kepler, bu sayı için büyük bir hazine ifadesini kullanmıştı. Yüzlerce yıldır pek çok ünlü ressam, mühendis ve mimar Leonardo da Vinci gibi neredeyse tüm eserlerinde bu oranı kullanıyorlardı.
  Mucize bununla bitmez; tüm insanlığın ortak yer belirleme dili haline gelmiş enlem boylam haritasına göre de Dünyanın Altın Oran noktası Mekke şehrindedir.

   Bu konuyla ilgili videoyu izlemek için tıklayın   (Mutlaka izlemelisiniz )

Çarpma işlemiyle ilgili pratik bilgiler

  Aralarında 2 fark bulunan sayıları bulmak için sayıların ortalamasını kendisiyle çarparız ve bir eksiğini alırız. Bu işlem sonucu verir. Örneğin 19*21 çarpmak için 20*20-1 işlemini yapar ve sonucu 399 olarak buluruz.

  5 ile biten sayıların kendilerı ile çarpımında da bir hile vardır. İlk önce 5′leri göz ardı edin. Geri kalan sayıları alın ve bir sonraki en yüksek sayıyla çarpın ve sonucun arkasına 25 ekleyin. Örneğin 65*65′i çarpmak için ilk önce 6*7 işlemlerini yapın. Bu işlem size 42 sayısını verir. 42′nin de arkasına 25′i ekleyince sonuç 4225 olarak bulunur. 35*35′in sonucu ise 3*4′ün sonucuna 25 ekleyerek 1225 bulunur.
 (http://www.matematikyurdu.com/index.php/2009/02/04/carpmada-kullanilan-bazi-pratik-bilgiler/#more-492  adresinden alıntıdır. )

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Mayaların Kullandıkları Sayı Sistemi ve Hesap Yöntemleri


Mayaların kullandığı sayı sistemi bizim bugün kullandığımızdan çok farklı. Birden dörde kadar olan sayılar için noktalar kullanılıyor. Beş ve beşin katları olan sayılarsa çizgilerle ifade ediliyor. Mayaların sayı sistemi 20 tabanına göre düzenlenmiş. Aşağıdaki tabloda her sayıya karşılık gelen simge gösterilmiştir.

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Matematikte İlkler

İlk Logaritma Cetveli
1614 yılında İskoç Napier tarafından bulundu.

İlk Defa Sinüsün Kullanılması
Battanî,10.yy’da sinüs ile hesaplar yapmaya başladı.

İlk Defa Tanjantın Kullanılması
Ebu’l Vefa,10.yy’da matematiğe tanjantı getirdi.

İlk Defa Sıfırın Kullanılması
Harezmî,9. yy’da sıfırı buldu. Daha önceki yıllarda sıfır yerine boşluk bırakılıyordu.Bu da zaman zaman işlem hatalarına yol açıyordu.İlk olarak Türk matematikçi sıfırı Avrupalılara tanıttı ve hemen kabul gördü.

İlk Defa Algoritmanın Kullanılması
Harezmî,9. yy’da.(Algoritma ismi Harezmî’nin değişmiş hâlidir.)

İlk Binom Açılımı
Ömer Hayyam. 11.yy.’da buldu.

İlk Pascal Üçgeni
Ömer Hayyam. 11.yy.’da buldu.          Devamı
                                                       

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Matematik Nasıl Doğdu ?

   İlk matematikçi belki de sürüsündeki hayvanları saymaya çalışan bir çobandı. Büyük bir olasılıkla da ilk bulunan sayı ”çok” dur.Sonra 2, daha sonrada 1 bulunmuş olabilir. Ama en zor bulunan 0 (sıfır) dır.
   0 sayısı M.S. 7-inci yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. Bu belki de,insanlığın en büyük buluşudur. Sayma sisteminin ne kadar uzun sürede geliştiği,ilkel toplumlarda nasıl doğduğu, yakın zamanlarda ortaya çıkarılan birtakım ilkel kavimlerde gözlenebilmiştir:
    Avustralya’da bir kavim 1, 2, 3, çok diye dört sayı biliyor fakat, bütün çocuklarını sayabiliyormuş; ilk doğan erkek çocuğun her ailede adı aynıymış, 2-inci, 3-üncü için de böyle ve kız çocukları için de aynı şeyi yapıyorlarmış. Böylece, bir çocuğun kaçıncı erkek yada kaçıncı kız çocuğu olduğunu bilebiliyorlarmış. Ama, koyunlarını sayamıyorlarmış.
   Bir başka kavimde, en çok koyunu olan kişi, kavmin reisi olarak seçiliyormuş. Seçimde iki aday varsa, yan yana iki ağıldan koyunlar birer birer çıkarılıyor ve ilk tükenen seçimi kaybediyormuş.
   Başka bir kavimde ise, tek ve çift kavramları varmış. Çoban koyunları her sabah ikişerli gruplar halinde ağıldan çıkarıyor ve akşam ikişerli gruplar halinde ağıla alıyormuş. Bu işlem sonucunda, tek koyun kalıyorsa, çoban tek sayıda koyunu olduğunu ve eğer tek koyun kalmıyorsa, çift sayıda koyunu olduğunu anlıyormuş.
                                                                                                                                         Devamı

21 Mayıs 2010 Cuma

:)